Tolstoy’un Bisikleti
Öğrenmenin yaşı yoktur. Tolstoy’un bisikletinden öğretmenliğe, merakımızı ve yeniden başlama cesaretimizi korumak üzerine.
Gündelik hayatın içinden geçen düşünceler, hatıralar ve kendimize sorduğumuz sorular. Biraz durmak, biraz hissetmek, birlikte düşünmek için.
Yazıları keşfet
Öğrenmenin yaşı yoktur. Tolstoy’un bisikletinden öğretmenliğe, merakımızı ve yeniden başlama cesaretimizi korumak üzerine.
Yazıyı okuÖğrenmenin yaşı yoktur. Tolstoy’un bisikletinden öğretmenliğe, merakımızı ve yeniden başlama cesaretimizi korumak üzerine.
Bir söz, söylendiği yerde kalmaz; bir kalbe dokunur, bir hatıraya karışır. Güzel kelimelerin günümüze bıraktığı aydınlık üzerine.
Hayatımızın bahçıvanı olmak, bizi besleyen dostlara yer açmak ve ayrık otlarını kökünden sökmek üzerine.

Bir sözcükten, başka bir anlama.
Okurken karşımıza çıkan kavramlara, kısa açıklamalar ve seçilmiş örneklerle bir rehber.
Arama, seçili harften bağımsız olarak 542 terimin tamamında yapılır.
Bir durumu veya özelliği etkisini artırmak için olağan sınırlarının ötesinde anlatma.
İletişimsizlik ve anlamsızlık deneyimini alışılmış olay örgüsünü bozarak sahneleyen tiyatro anlayışı.
Bir konu hakkında bilgi vermeyi ve anlaşılmayı önceleyen anlatım biçimi.
Ünlüyle biten hece; aruzda genel olarak kısa değerle değerlendirilir.
Benzetmenin yalnızca kendisine benzetilen unsurunu söyleyerek yapılan istiare.
Belirli bir muhataba seslenirken geniş bir okur kitlesine de sunulan mektup.
Temel soruların veya olay sonuçlarının bir bölümünü okurun yorumuna bırakan bitiş.
Bir kavramın yerine onunla benzerlik dışındaki bir ilişkiyle bağlantılı başka bir kavramı kullanma.
Bir düşünceyi kısa, yoğun ve akılda kalıcı bir cümleyle dile getiren söz.
Bazen en uzun yol, kendimize döndüğümüz yoldur.
Ölüm, felaket veya ayrılık gibi kayıplar karşısındaki acıyı dile getiren sözlü ya da yazılı ürün.
Bir metinde ses, ritim ve tekrarların oluşturduğu işitsel uyum.
Bir ailenin ilişkileri ve zaman içindeki değişimi çevresinde kurulan roman.
Sözcük veya söz gruplarının yerlerini ters çevirerek yeni bir ifade oluşturma.
Dizelerin baş harfleri yukarıdan aşağıya okunduğunda bir ad veya söz oluşturan şiir düzeni.
Kişi, olay ve nesnelerin, anlatı boyunca başka bir düşünce düzenini temsil ettiği kurgu.
Bütün kapıları kilitli bir şehir, baskıcı bir düzeni temsil edebilir.
Eserin anlamının oluşumunda okurun ve tarihsel okuma koşullarının rolünü inceleyen yaklaşım.
Başka bir metindeki sözleri, kaynağıyla ilişkisi korunarak kendi metnine aktarma.
Yakın sözcüklerde aynı ya da benzer ünsüzlerin yinelenmesiyle oluşan ses uyumu.
Sessiz sokaklarda sarı sabahlar söndü.
Halk kültüründe iyi dilek ve dua bildiren kalıplaşmış söz.
Tarihteki bir olayın farklı sonuçlandığı varsayımıyla başka bir tarih akışı kuran anlatı.
Bir bölümün sonundaki sözü sonraki bölümün başında yineleyerek anlatımı bağlama.
Ardışık cümle veya dizelerin başında aynı sözün tekrarlanması.
Bir oyun veya anlatı kişisinin, belirleyici bir gerçeği tanıdığı keşif anı.
Gerçek kişileri kurmaca adlar altında, okurun çözebileceği ilişkilerle sunan roman.
Bir öğenin ait olduğu dönem dışında gösterilmesi; bilinçli kurgu tercihi veya tarihsel yanılgı olabilir.
İki kısa ve bir uzun ya da iki vurgusuz ve bir vurgulu birimle kurulan ritim ayağı.
Bir metnin bütünüyle okura iletmek istediği temel düşünce.
Dostluğun emek istediğini savunan bir yazının ana düşüncesi bu yargıdır.
Anlatının temel çatışmasını ve gelişimini taşıyan olay.
Bir kişi veya konuya ilişkin kısa, dikkat çekici olay anlatısı.
Yazarın geçmişte yaşadığı ya da tanık olduğu olayları sonradan anlattığı yazı türü.
Yıllar sonra kaleme alınan bir okul günü anlatısı.
Anlatıların yapısını, zamanını, sesini ve aktarım düzenlerini inceleyen alan.
Kurmaca bir metinde olayları okura aktaran ses; yazarla aynı kişi olmak zorunda değildir.
Bir öyküyü, yaşadıklarını hatırlayan çocuk anlatabilir.
Olayların ilerlemesi dururken betimleme veya açıklamanın sürmesi.
Bir metinde anlatma eyleminin yer aldığı düzey; iç hikâyeler yeni katmanlar oluşturabilir.
Anlatıcının olaylara ve kişilere yakınlığının ya da uzaklığının metinde oluşturduğu etki.
Bir olay dizisini veya hikâyeyi şiirsel biçimde aktaran şiir.
Olayları ve kişileri anlatıcının açıklamaları aracılığıyla okura aktarma yolu.
Anlatıcının olayları aktardığı zamanın, anlatılan olaylara göre konumu.
İlk üreticisi bilinmeyen, ortak aktarımla yaşayan edebî ürünlerin alanı.
Başkişinin amaçlarına karşı çıkan veya temel çatışmayı taşıyan karşı güç.
Geleneksel kahramanlık özelliklerinden uzaklığıyla öne çıkan merkezî kurmaca kişi.
Belirli bir ölçüte göre seçilmiş edebî metinleri bir araya getiren eser.
Bir kişinin sahnedeki diğer kişilerin duymadığı varsayılan, izleyiciye yönelttiği kısa söz.
Orada bulunmayan bir kişiye, soyut kavrama veya cansız varlığa seslenme.
Farklı anlatılarda ve kültürlerde yeniden beliren temel kişi, imge veya olay örüntüsü.
Metinlerdeki tekrarlayan temel imgeleri, anlatı kalıplarını ve kültürel örüntüleri inceleyen yaklaşım.
Hecelerin uzunluk ve kısalık değerlerinin belirli kalıplarla sıralanmasına dayanan ölçü sistemi.
Birbiriyle ilişkili sözcük veya cümleleri bağlaç kullanmadan sıralama.
Çözümü ödülle ilişkilendirilen, geleneksel kahvehane ortamında asılan şiirli bilmece.
Yakın sözcüklerde aynı ünlülerin yinelenmesiyle sağlanan ses uyumu.
Uzak akşamlar ağır ağır aralanır.
Saz eşliğinde veya saz olmadan halk şiiri söyleyen geleneksel şair.
Toplumsal deneyimi kısa ve kalıplaşmış bir yargıyla aktaran geleneksel söz.
Âşıkların belirli kurallar içinde karşılıklı şiir söyleyerek yarışması.
Mekân, ses, ayrıntı ve söyleyişin birlikte oluşturduğu genel duygu ortamı.
Âşık şiirinde uyak düzenini yönlendiren ses veya söz kalıbı.
Âşıklık geleneğinde şiir yeteneği veya aşkın, düşte sunulan içecekle kazanıldığını anlatan motif.
Bahar mevsimini ve doğanın canlanışını işleyen şiir veya kaside bölümü.
Aruz ölçüsünde benzer kalıpların bir araya geldiği ölçü ailesi.
Anlatının kim tarafından, hangi bilgi ve algı sınırları içinde aktarıldığını belirleyen konum.
Yalnızca gördüklerini bilen bir tanıkla, herkesi bilen bir anlatıcı farklı bakış açıları kurar.
Geleneksel olarak olay anlatan, çoğu kez tekrarlara ve şarkı ritmine dayanan şiir.
Bir anlatının temel gelişiminin çevresinde kurulduğu merkezî kişi.
Bayramı ve bayram sevincini konu alan şiir.
Önceki olayların anlamını değiştiren veya okurun beklentisini tersine çeviren bitiş.
Sözü bağlama uygun, etkili ve güzel biçimde söylemenin ilkelerini inceleyen geleneksel alan.
Belgeler ve araştırma bulgularını romanın anlatım olanaklarıyla birleştiren eser.
Şiirin birden çok dizeden oluşan, kendi içinde bütünlük taşıyan bölümü.
Aralarında ortak özellik bulunan iki varlık ya da kavramı karşılaştırarak anlatma sanatı.
Düşünceleri, rüzgârdaki yapraklar gibi savruluyordu.
Bir varlığın, yerin veya durumun özelliklerini okurun zihninde canlandıracak biçimde anlatma.
Olay akışının çevre veya kişi betimlemesi için yavaşladığı ya da durduğu bölüm.
İki dizeden oluşan nazım birimi.
Bir şiirin birbiriyle bağlantılı iki dizesi bir beyit oluşturabilir.
Bir gazelin en başarılı kabul edilen beyti.
Bir kasidenin en başarılı kabul edilen beyti.
Edebî eserin dilsel ve yapısal özelliklerini incelemenin merkezine alan yaklaşım.
Bir kişinin çocukluktan yetişkinliğe uzanan gelişim ve kimlik arayışını izleyen roman.
Bilimsel veya teknolojik varsayımların insan ve toplum üzerindeki sonuçlarını kurmacayla araştıran tür.
Karakterin zihninden geçenleri, çağrışım ve düşünce sıçramalarıyla aktaran anlatım tekniği.
Bir sesin, çocukluğu ve yarım kalmış bir konuşmayı peş peşe hatırlatması.
Bir varlığı dolaylı ipuçlarıyla anlatarak dinleyiciden onu bulmasını isteyen sözlü ürün.
Olayların ben veya biz konumundaki bir sesle aktarılması.
Bir kişinin hayatını araştırma ve belgeye dayalı olarak anlatan yazı türü.
İngiliz şiirinde düzenli ölçüyle yazılan, uyaksız nazım.
Başka bağlamlarda bulunan metin parçalarını seçip düzenleyerek oluşturulan şiir.
Olağanüstü olayları gündelik hayatın doğal bir parçası gibi sunan anlatım yaklaşımı.
Gizli görevler, istihbarat ve devletler arası mücadeleler üzerine kurulan roman.
Sesleri veya yazılışları aynı ya da yakın, anlamları farklı sözlerle oyun kurma.
Yazılışı ya da söylenişi aynı, anlamları farklı sözcüklerle kurulan uyak.
Halk şiirlerinin ve çeşitli notların kaydedildiği, çoğunlukla uzunlamasına açılan yazma defter.
Dört dizenin birinciyle üçüncü, ikinciyle dördüncü dizesinin uyaklanması; abab düzeni.
Kişilerin, isteklerin ya da değerlerin karşı karşıya gelmesiyle anlatıda doğan gerilim.
Gitmek isteyen bir karakterin, kalması gerektiğini düşünmesi.
Bir ana anlatının, içinde başka anlatıların aktarılmasına ortam oluşturduğu yapı.
İçinde başka öykülerin anlatılmasına zemin oluşturan dış öykü.
Bir metni başka bir dilde yeniden ifade etme çalışması.
Olayları ardışık görsel kareler ve gerektiğinde sözlü anlatımla aktaran tür.
Çocuk okurun gelişim ve ilgi alanlarını gözeten edebî eserler alanı.
Aynı eserde anlatma görevini birden fazla sesin üstlenmesi.
Bir eserde farklı bilinç ve değerlerin, tek bir yargıya bütünüyle indirgenmeden duyulması.
Anlatının temel gerilimlerinin sonuçlandığı veya yeni bir duruma ulaştığı bölüm.
Yerleşik sanat ve anlam düzenlerine rastlantı, oyun ve karşı çıkışla yaklaşan öncü hareket.
Bir uzun ve iki kısa ya da bir vurgulu ve iki vurgusuz birimle kurulan ritim ayağı.
Bir araştırmacının suçun failini ve işlenişini ortaya çıkarmasını merkeze alan roman.
Karşılıklı konuşmanın aynı şiirde soru ve yanıtlarla verildiği halk şiiri söyleyiş düzeni.
Üslubun konuya, kişiye, türe ve duruma uygun olması ilkesi.
Alevi-Bektaşi halk şiirinde dinî ve tasavvufi içerikli ezgili söyleyişlere verilen ad.
Yazarın bir konu üzerine kişisel düşüncelerini, kesin bir sonuca varma zorunluluğu olmadan geliştirdiği yazı türü.
Bir fincan çaydan yola çıkarak beklemeyi düşünmek.
Yerleşik roman yapısını ve anlatım alışkanlıklarını yeni biçim denemeleriyle sorgulayan roman.
Sözlü ürünleri veya dağınık metinleri belirli bir amaçla toplayıp kayda geçirme çalışması.
Bir topluluğun büyük olaylarını anlatan uzun anlatı; âşık şiirinde uzun koşma biçimi için de kullanılır.
Tasavvufi düşüncedeki varlığın dolaşımını ve manevi yolculuğu konu alan şiir.
Sözcükleri birlikte özel bir anlam kazanan, çoğunlukla mecazlı ve kalıplaşmış söz öbeği.
Halk edebiyatında söyleyiş veya şiir anlamında kullanılan; Alevi-Bektaşi geleneğinde özel ağırlığı olan ad.
Bir kişinin başka kişilerle, toplumla, doğayla veya dış koşullarla karşı karşıya gelmesi.
Kişilerin iç düşünceleri açıklanmadan dışarıdan gözlenebilen davranışların aktarılması.
Bir düşünceyi veya bilgiyi öğretme amacının öne çıktığı şiir.
Dijital ortamın bağlantı, etkileşim veya hesaplama olanaklarıyla kurulan edebî üretim.
Anlatı boyunca belirgin bir iç değişim geçiren kişi.
Ana metne bağlı açıklama veya kaynak bilgisinin sayfa altında verilmesi.
Baskı, denetim veya yıkımın egemen olduğu istenmeyen bir toplumsal düzeni tasarlayan anlatı.
Bir şairin şiirlerinin, çoğunlukla nazım biçimlerine göre düzenlendiği eser.
Bir divandan daha küçük kapsamlı şiir toplamı.
İki ya da daha fazla kişinin karşılıklı konuşması.
“Dönecek misin?” diye sordu. “Henüz bilmiyorum,” dedi.
Şiirin her bir satırı.
Bir şiirde satırın bitişi, sesin ve anlamın akışını etkiler.
Bir kişinin özelliklerinin anlatıcı veya başka bir kişi tarafından açıkça belirtilmesi.
Olayların büyük ölçüde başlangıçtan sona doğru zaman sırasıyla aktarıldığı anlatı.
Bir kavramı tek sözcük yerine onu çağrıştıran birkaç sözcükle anlatma.
Bir kişinin özelliklerinin sözlerinden, eylemlerinden ve ilişkilerinden çıkarılması.
Bir anlatıdaki gerilimin veya belirleyici çatışmanın en yüksek düzeye ulaştığı an.
Son bölümün başlangıca dönerek yapı veya anlam bakımından bir çember oluşturduğu anlatı.
Oyuncularla seyirci arasında var olduğu düşünülen hayalî sınır.
Oyuncunun doğrudan seyirciye seslenerek veya benzeri yollarla kurmaca sınırını görünür kılması.
Dört dizeden oluşan nazım birimi.
Bir halk şiirinin dört satırlık bölümü.
Ciddi ve gülünç öğeleri birlikte kullanabilen, yaşam çatışmalarına dayalı oyun türü.
Okurun veya izleyicinin, bir karakterin bilmediği önemli bir durumu bilmesinden doğan etki.
Bir kişi veya çatışmayı sahneye yakın, eylem ve konuşma ağırlıklı biçimde duyuran şiir.
Bir oyunun yapı, anlam ve sahnelenme ilişkilerini araştırıp düzenleme çalışması.
Kaside sonunda övülen kişi için iyi dileklerin dile getirildiği bölüm.
Hece ölçüsüyle yazılan dizelerde söyleyişi bölümlere ayıran ritmik kesinti.
Belirgin bir olay sonucundan çok bir yaşantı kesitine veya ruh hâline odaklanan öykü.
Bir duyuyla ilgili niteliği başka bir duyunun alanında kullanma.
Çatışmaların ve merak unsurlarının yoğunlaşarak olayları karmaşıklaştırdığı bölüm.
Dizgi ve yayın aşamasında metindeki yazım, noktalama ve basım hatalarını giderme işlemi.
Az sayıda belirgin özellik çevresinde kurulan, görece sınırlı karmaşıklık gösteren kişi.
Dizelerin art arda eşleştiği aabb gibi uyak düzeni.
Edebî üretimi, dolaşımı ve okumayı toplumsal ilişkiler içinde inceleyen alan.
Dilin biçim, çağrışım ve anlatım olanaklarını estetik bir bütün içinde kullanan metin.
Bir eserin belirli düzenleme ve yayın özelliklerini taşıyan baskısı.
Bir metnin içerik, yapı ve yayın niteliğini geliştirmek için yürütülen düzenleme çalışması.
Bir yer, kişi veya olay hakkında, anlatıldığı çevrede gerçeklikle ilişkili kabul edilen geleneksel anlatı.
Bireyin varoluşunu, özgürlüğünü, seçimini ve sorumluluğunu öne çıkaran düşünce yönelimi.
Bir görsel sanat eserini veya görüntüyü sözle betimleyip yorumlayan anlatım.
Edebiyatın çevreyle, insan dışı canlılarla ve ekolojik ilişkilerle bağını inceleyen yaklaşım.
Dış gerçekliği iç dünyanın yoğun duygu ve gerilimlerini yansıtacak biçimde dönüştüren yaklaşım.
Bir kaybın veya ölümün ardından yas ve düşünce duygusunu işleyen şiir.
Bir metnin farklı nüshalarını karşılaştırarak güvenilir biçimini gerekçeleriyle kuran yayın.
Bir eseri belirli ölçütlerle inceleyen, yorumlayan ve değerlendiren yazı türü.
Bir romanın anlatıcısının, okurun karakterlerle ilişkisini nasıl etkilediğini tartışmak.
Dış dünyanın nesnel betiminden çok sanatçıda bıraktığı anlık izlenimi öne çıkaran yaklaşım.
Bir cümlenin veya anlam bütününün dize sonunda bitmeyip sonraki dizeye taşması.
Bir karakterin bir anda yaşadığı derin kavrayış veya fark ediş.
Ardışık cümle veya dizelerin sonunda aynı sözün tekrarlanması.
Bir eserin ya da bölümün başında yer alan, ana metinle anlam ilişkisi kuran kısa alıntı.
Kahramanlıkları, mücadeleleri ve toplumu ilgilendiren büyük olayları anlatan şiir.
Bir halkın zorlu bir yolculuğunu kahramanlık duygusuyla anlatan şiir.
İzleyicinin olayları eleştirel biçimde değerlendirmesini amaçlayan, anlatıcı ve kesinti tekniklerini kullanan tiyatro anlayışı.
Bir oyunun veya anlatının ana sonuçtan sonra ek bilgi veren kapanış bölümü.
Sanatın, güzellik deneyiminin ve duyusal biçimlerin anlamını araştıran düşünce alanı.
Anlatma eyleminin, aktarılan olaylar sürerken gerçekleşiyormuş gibi kurulması.
Okurun seçimlerinin anlatının ilerleyişini etkilediği kurmaca biçimi.
Çoğunlukla hayvanların insan özellikleriyle konuşturulduğu, ders verme amacı taşıyan kısa anlatı.
Aceleci bir serçeyle sabırlı bir kaplumbağanın karşılaşması.
Şairin kendi şiirini ve yeteneğini övdüğü bölüm veya şiir.
Bir uzun, bir kısa ve iki uzun hece değerinden oluşan aruz tefilesi.
Gündelik gerçekliğin kurallarıyla açıklanamayan olay veya varlıklar çevresinde gelişen kurmaca alanı.
Hayal gücü ve serbest çağrışımlarla gelişen, yerleşik biçim sınırlarına bağlı kalmayan yazı.
Abartılı durumlar, yanlış anlamalar ve hızlı olaylarla güldürmeyi amaçlayan oyun türü.
Sanatın kişisel niteliğini vurgulayan bir bildiri çevresinde bir araya gelen tarihsel edebiyat topluluğu.
Kısa ve uzun hecelerin belirli sıralanışını gösteren aruz tefilesi.
Edebiyatta toplumsal cinsiyet ilişkilerini ve kadınların temsil ile yazarlık deneyimlerini inceleyen yaklaşım.
Bir kısa ve iki uzun hece değerinden oluşan aruz tefilesi.
Gündelik bir durumdan hareketle kısa ve çarpıcı bir sonuca ulaşan güldürücü anlatı; gazetede köşe yazısı anlamı da vardır.
Bir kişinin görünüş, hareket ve bedensel özelliklerini betimleyen anlatım.
Bir topluluğun geleneksel bilgi, inanış, anlatı ve uygulamalarını inceleyen alan.
Hız, teknoloji ve değişim coşkusuyla geçmişin sanat kalıplarına karşı çıkan öncü akım.
Türk şiirinde gündelik dili ve sıradan insanın deneyimini öne çıkaran şiir hareketi.
Divan şiirinde beyitlerle kurulan; aşk, güzellik ve hayat duygusunu sıklıkla işleyen nazım biçimi.
Beklenen olay veya bilginin verilmesini erteleyerek merak ve gerilim yaratma.
Genç okurların deneyim ve sorunlarını merkeze alabilen edebî eserler alanı.
Anlatıcının, tamamlanmış olayları daha sonraki bir zamandan aktarması.
Anlatının şimdiki zamanından geçmişteki bir olaya dönülmesi.
Karakterin eski bir fotoğrafa bakarken çocukluk gününe dönmesi.
Gezilen yerleri, gözlem ve deneyimleri kişisel bir anlatımla aktaran yazı.
Kasidede başlangıç betimlemesinden asıl övgü bölümüne geçişi sağlayan kısım.
Karanlık mekânlar, sırlar ve geçmişin baskısı üzerinden korku ve gerilim kuran roman.
Bir metinde başka bir kişi, eser, olay veya kültürel bilgiye işaret etme.
Harf, sözcük ve biçimlerin görsel düzeniyle de anlam üreten şiir yaklaşımı.
Anlamın göstergeler ve gösterge sistemleri aracılığıyla nasıl üretildiğini inceleyen alan.
Durumu doğrudan eylem ve konuşmalarla sunarak okurun çıkarım yapmasını sağlayan anlatım yolu.
Kişilerin dışarıdan izlenebilen söz ve davranışlarına ağırlık veren anlatıcı.
Uyakta ses kadar yazılıştaki harf birliğini de esas alan tarihsel anlayış.
Uzun bir anlatıyı ardışık çizimler, sayfa düzeni ve çoğu zaman yazıyla kuran eser.
Bir karakteri belirli davranışlara yönelten istek, ihtiyaç veya neden.
Klasik şiirde sevgiliyle âşığın ilişkisini çağrıştıran gül ve bülbül imge çifti.
Kişinin yaşadıklarını ve düşüncelerini tarih belirterek, genellikle günü gününe yazdığı metin.
“18 Ekim: Bugün uzun bir yürüyüş yaptım.”
Aktardıkları ile metnin başka ipuçları arasında kuşku doğuran uyuşmazlıklar bulunan anlatıcı.
Halk şiirinde doğa, insan veya başka bir güzelliği öven şiir türü.
Japon şiirinden gelen; kısa bir anda doğa ve algıyı yoğunlaştıran, geleneksel olarak 5–7–5 ses birimiyle kurulan biçim.
Kişilerin iç dünyaları ve olayların bütünü hakkında geniş bilgi sunabilen anlatıcı.
Sözlü gelenekte aşk ve kahramanlık gibi konuları, düzyazı ve şiiri birleştirerek anlatan uzun ürün.
Trajik kişinin yıkımında rol oynayan yanılgı veya eylem hatası.
Bir metin veya şerh üzerine ek açıklama ve notlar.
Hayvan kişilerin davranışları üzerine kurulan masal türü.
Dizelerdeki hece sayısının düzenli biçimde eşitlenmesine dayanan şiir ölçüsü.
Altı ritim ayağından oluşan, klasik destanlarla da ilişkilendirilen dize ölçüsü.
Kişi, kurum veya toplumsal aksaklıkları alaycı ve eleştirel bir dille ele alan anlatım.
İş yapmadan başarı övgüsü bekleyen birini mizahla eleştirmek.
Hz. Muhammed'in dış görünüşünü ve ahlaki özelliklerini anlatan edebî metin.
Metin parçalarının bağlantılarla birbirine açıldığı ve farklı okuma yolları sunduğu kurmaca.
İnsanın değerini, birikimini ve gelişme olanaklarını merkeze alan düşünce ve kültür yönelimi.
Bir olayı gerçek nedeninden farklı, hayalî ve güzel bir nedenle açıklama.
Sözlü veya sahnelik bir edebî ürünün dinleyici karşısında gerçekleştirilmesi.
Bir kişinin kendi istekleri, değerleri veya korkuları arasında yaşadığı gerilim.
Anlatıcının bir karakterin duygu ve düşüncelerini açıklayarak aktarması.
Bir anlatının içinde ikinci, bazen daha fazla anlatı katmanının bulunması.
Bir karakterin kendi kendine düşündüklerini, kendi sesiyle okura aktarma tekniği.
“Şimdi dönsem mi? Hayır, önce onunla konuşmalıyım.”
Anlatılanların bir veya birkaç kişinin algı ve bilgi sınırları içinden verilmesi.
Dizelerin sonu dışında, aynı dizenin veya yakın dizelerin iç bölümlerinde bulunan ses benzerliği.
Anlatının sen veya siz diye hitap edilen kişi üzerinden kurulması.
Türk şiirinde alışılmış anlam bağlantılarını dönüştüren, yoğun imge ve dil denemeleriyle öne çıkan hareket.
Dinî ve tasavvufi düşünceleri, çoğu zaman ezgiyle söylenmek üzere işleyen şiir.
Anlatı akışının ileride yaşanacak bir olaya geçmesi veya onu önceden bildirmesi.
Anlatım sırasında kişi, hitap veya zaman yönünü değiştirerek dikkat ve canlılık oluşturma.
Şiirde yalın, kesin ve yoğun imgelerle anlatımı savunan modernist hareket.
Aruz kalıbına uyması için kısa bir hecenin uzun okunması.
Dilin alışılmış bağlarını aşarak okurun zihninde yeni bir görüntü, duyum ya da çağrışım oluşturan anlatım.
Akşam, odanın duvarlarına yorgunluğunu astı.
Klasik edebiyatta belirli üslup ve yazışma kurallarıyla düzyazı kurma sanatı.
İnsan dışındaki varlıkları konuşturma sanatı.
Söylenenle kastedilen arasındaki mesafeden ya da beklentiyle sonuç arasındaki karşıtlıktan doğan anlatım.
Geç kalan birine “Ne kadar da erkencisin!” demek.
Bir düşünceyi atasözü veya özlü bir sözle destekleme.
Benzetmenin iki temel unsurundan yalnızca birini söyleyerek kurulan söz sanatı.
Sahneye bir yıldız çıktı. Burada “yıldız”, başarılı kişiyi anlatır.
Yanıt beklemekten çok anlamı ve duyguyu güçlendirmek için soru sorma.
Bir yazma eseri elle kopyalama işi.
Aynı kökten türemiş sözcükleri bir arada kullanarak ses ve anlam ilişkisi kurma.
Klasik ölçüde kısa–uzun, vurguya dayalı ölçüde vurgusuz–vurgulu düzenindeki ritim ayağı.
Bir şiirde uyakların dizeler arasında nasıl dağıldığını gösteren düzen.
Kendi yaşantısının veya katıldığı olayların öyküsünü anlatan kişi.
Üniversite çevresinin kişilerini, kurumlarını ve çatışmalarını işleyen roman.
Bir kültür veya kurumda temel ve örnek kabul edilen eserler ve yazarlar bütünü.
Ünsüzle biten hece; aruzda genel olarak uzun değer taşır.
Benzetilen söylenmeden, onun bir özelliğinin benzeyene verilmesiyle kurulan istiare.
Başlıca olayların sonuçlarını belirgin biçimde tamamlayan bitiş.
Tasvirlerin ışıkla perdeye yansıtıldığı geleneksel gölge oyunu.
Bir anlatıda davranışları, özellikleri ve iç dünyasıyla kurulan kişi.
Geçmişiyle yüzleşirken değişen bir öykü kişisi.
Bir kurmaca kişinin davranış, konuşma, betimleme ve ilişkilerle kurulması.
Suç, ahlaki belirsizlik ve karamsar toplumsal atmosferi öne çıkaran anlatı türü.
Halk kültüründe kötülük dileğini ifade eden kalıplaşmış söz.
Farklı dil, kültür ve sanat alanlarındaki eserleri karşılıklı ilişkileriyle inceleyen alan.
Başka bir kişinin özelliklerini karşıtlık yoluyla belirginleştiren kişi.
Divan şiirinde çoğunlukla birini övmek amacıyla yazılan, beyitler hâlindeki nazım biçimi.
Ölçülü bir dizede beklenen son ritmik birimin eksik bırakılması.
Bir trajedide eylemin yıkıcı sonuca ulaştığı son aşama.
Özellikle tragedya bağlamında korku ve acıma gibi duyguların işlenmesiyle ilişkilendirilen arınma kavramı.
Bir çalışmada kullanılan veya yararlanılan kaynakların düzenli listesi.
Fantastik öğeleri modern şehir hayatıyla birleştiren kurmaca türü.
Sözü veya cümleyi tamamlamayıp anlamın devamını okurun zihnine bırakma.
İki ifade içindeki karşılıkların çapraz, ters bir sırayla düzenlenmesi.
Bir sözü gerçek anlamı da mümkünken, asıl olarak mecaz anlamını düşündürecek biçimde kullanma.
İnsan dışındaki bir varlığa insan özelliği verme sanatı.
Eski ev, bütün gece rüzgâra içini döktü.
Ölçülülük, düzen ve tür kurallarına önem veren; Antik Çağ örneklerini model alan sanat anlayışı.
Yiğitliği, mücadeleyi ve kahramanlığı coşkulu biçimde işleyen halk şiiri türü.
Ayrı bağlamlara ait parçaların kesintili yapısı korunarak bir metinde yan yana getirilmesi.
Bir eserin üretimi, çoğaltılması veya basımı hakkında genellikle sonda verilen kayıt.
İnsan ve toplumdaki çelişkileri gülmece yoluyla işleyen oyun türü.
Bir metinde ele alınan olay, durum ya da düşünce alanı.
Bir öykünün konusu, yıllar sonra eski eve dönen birinin yaşadıkları olabilir.
Tekinsizlik, tehdit ve dehşet duygularını uyandırmayı amaçlayan edebî alan.
Özellikle klasik tiyatroda olaylara topluca söz, ses veya hareketle eşlik eden grup.
Âşık şiirinde çoğunlukla on birli heceyle, dörtlükler hâlinde söylenen nazım biçimi.
Eski Türk edebiyatında tören ve toplantılarda söylenen şiirli ürün.
Kırsal yaşamı ve köyün toplumsal ilişkilerini merkeze alan roman.
Kırsal toplulukların tören ve eğlence bağlamlarında gerçekleştirdiği geleneksel oyun.
Olayların gerçekleşme zamanına göre sıralanması.
Bir anlatıda zaman ve mekânın birbirini kuran bütünlüğü.
Uyağın harf benzerliğine değil, söylenişteki ses benzerliğine dayandığını savunan anlayış.
Bir eserde olayların, kişilerin, zamanın ve diğer unsurların düzenlenişi.
Sonuçla başlayıp geçmişi adım adım açan bir anlatı düzeni.
Bir eserin kişileri, olayları ve kurallarıyla kurduğu hayalî gerçeklik alanı.
Çok az sözcükle, eksiltme ve çağrışımın ağırlık taşıdığı kurmaca anlatı.
Dudak ünsüzlerinden kaçınarak şiir söylemeye dayanan âşıklık hüneri.
Önce sıralanan unsurlarla ilgili karşılıkları daha sonra sıralayarak ilişkilendirme.
Bir eserde belli bir kişi, duygu veya düşünceyle bağlantılı olarak tekrar beliren öğe.
Şiirde konuşan, duyguları ve algıları dile getiren ses; şairin kendisiyle zorunlu olarak özdeş değildir.
Kişisel duygu ve heyecanları öne çıkaran şiir.
Özlemi, bir pencerenin önünde bekleyiş üzerinden duyuran şiir.
Bir niteliği, karşıtını olumsuzlayarak dolaylı biçimde söyleme.
Tehlike, yolculuk ve hareketli olayların gelişimini öne çıkaran roman.
Şairin eserlerinde kullandığı takma ad.
Şairin mahlasının geçtiği beyit.
Bir konuyu sav, kanıt ve düzenli açıklamalarla inceleyen yazı türü.
Gazel veya kasidenin son beyti.
Genellikle yedili heceyle söylenen, çoğunlukla tek dörtlükten oluşan anonim halk şiiri biçimi.
Bir sanat veya düşünce hareketinin ilkelerini ve amaçlarını ilan eden metin.
Genellikle birinci, ikinci ve dördüncü dizelerin uyaklandığı aaxa düzeni.
Olağanüstü olay ve kişilere yer verebilen, zamanı ve yeri çoğunlukla belirsiz geleneksel anlatı.
Masalın açılışında, geçişlerinde veya sonunda kullanılan kalıplaşmış söz.
Gazel veya kasidenin, iki dizesi birbiriyle uyaklanan açılış beyti.
Klasik şiirde ortak kültür ve çağrışımlarla tanınan, kalıplaşmış anlam veya imge ilişkisi.
Bir sözcüğün, bağlam içinde gerçek anlamından uzaklaşarak başka bir anlamda kullanılması.
“Sözleri içimi ısıttı” cümlesinde ısınmak fiziksel sıcaklığı anlatmaz.
Çeşitli şiir veya yazıların toplandığı derleme; tarihsel olarak yazma toplamlar için de kullanılır.
Aruzda belirli uzun hecelerin bir uzun ve bir kısa hece değerinde uzatılması.
Farklı kişileri taklit ederek hikâye anlatan geleneksel tek kişilik gösteri sanatçısı.
Aruz kalıplarının kuruluşunda kullanılan tefilelerden biri.
Bir anlatıda olayların geçtiği ve kişilerin deneyimlerini biçimlendiren yer veya çevre.
Belirli bir kişiye veya muhataba yazılan, edebî nitelik de kazanabilen yazışma metni.
Olaylarını mektup ve benzeri yazışmalar aracılığıyla geliştiren roman.
Keskin ahlaki karşıtlıklar ve yoğun duygusal etkilerle ilerleyen oyun veya anlatı türü.
Dinî veya tarihî bir kişinin olağanüstü nitelikleri çevresinde gelişen anlatı.
Dize düzeni olmadan, şiirsel yoğunluk ve ritim taşıyan düzyazı.
Bir ölümün ardından üzüntüyü ve ölen kişinin özelliklerini dile getiren şiir.
Bir düşünceyi örnek olay veya benzetmeli anlatı yoluyla açıklayan kısa ürün.
Her beyti kendi içinde uyaklanan, uzun anlatılara elverişli nazım biçimi.
Anlatanla anlatılan gibi ayrı kurmaca düzeyleri arasındaki sınırın ihlal edilmesi.
Bir kişiyi, kurumu veya değeri övmek için yazılan şiir.
Bir metnin başka metinlerle alıntı, çağrışım, dönüştürme ve benzeri yollarla kurduğu ilişkiler.
Hz. Muhammed'in doğumu ve hayatı çevresinde gelişen edebî tür.
Türk edebiyatında sade dil, ulusal kültür ve yerli hayatı önceleyen tarihsel edebiyat hareketi.
Sanatın gerçeklikle kurduğu taklit, temsil veya yeniden oluşturma ilişkisini anlatan kavram.
Hz. Muhammed'in miraç yolculuğunu konu alan eser.
Manevi deneyimleri, sezgiyi ve aşkın olanla ilişkiyi öne çıkaran şiir.
Oyuncuların hareket, duruş ve sahne üzerindeki ilişkilerinin düzenlenmesi.
Geleneksel temsil ve biçim alışkanlıklarını dönüştürerek modern deneyimi araştıran sanat yönelimleri.
Tek bir yazar, eser veya dar konu üzerine yapılan kapsamlı inceleme.
Bir oyun kişisinin tek başına sürdürdüğü uzun konuşma.
Farklı kaynaklardan alınan metin parçalarını yeni bir bütün içinde bir araya getirme tekniği.
Bir eserde yinelenerek anlam bağları kuran görüntü, nesne, durum ya da anlatı öğesi.
Her ayrılık sahnesinde yeniden beliren boş sandalye.
Beş dizelik bentlerden oluşan nazım biçimi.
Dört dizelik bentlerden kurulan divan şiiri biçimi.
Bentlerle kurulan divan şiiri biçimlerinin genel adı; iç uyaklı beyit düzenleri için de kullanılır.
Tanrı'ya yakarış ve dilekleri dile getiren şiir veya metin.
Mektupları ve sanatlı düzyazı örneklerini bir araya getiren eser.
Altı dizelik bentlerden oluşan nazım biçimi.
Bir yazma eseri elle kopyalayan kişi.
Uzun dizelere kısa dizelerin eklendiği nazım biçimi.
Hz. Muhammed'i övmek amacıyla yazılan şiir.
Şiirde veya şarkıda belli aralıklarla aynen dönen dize ya da bölüm.
İnsan davranışlarını kalıtım ve çevre koşullarıyla açıklamaya yönelen edebî akım.
Dilin dizeler hâlinde düzenlendiği anlatım biçimi.
Bir metnin anlatımını satır kırılmaları ve dize ilişkileriyle kurması.
Bir şiirin birim, ölçü ve uyak düzeniyle tanımlanan dış yapısı.
Şiirin kuruluşunda temel alınan dize, beyit veya bent gibi yapı parçası.
Şiirin konusu ve söyleyiş amacı bakımından ait olduğu sınıf.
Bir şiire aynı ölçü ve uyak düzeniyle, benzer konuda yazılan karşılık şiiri.
Alevi-Bektaşi geleneğinde inanç ve tasavvuf konularını işleyen şiir.
Birbirine bağlı kişileri ve dönemleri izleyen, birden fazla cilde veya kitaba yayılan roman dizisi.
Kasidenin başlangıcında doğa, mevsim veya benzeri bir konuyu betimleyen bölüm.
Seslenme yoluyla duyguyu veya vurguyu belirginleştirme.
Öyküyle roman arasında konumlanan, görece yoğun ve sınırlı bir anlatı ekseni izleyen kurmaca tür.
Tasavvufi edebiyatta yolun ilkelerini öğretmeyi amaçlayan şiir türü; başka bağlamlarda söylev anlamına gelir.
Bir eserin el yazması veya basılı tek bir kopyası.
Bir kişiye, olaya veya kavrama yönelen, yükseltilmiş söyleyişli şiir.
Anlatı bilgisinin hangi kişinin algısı ve bilgisiyle sınırlandığını belirleyen düzen.
Birbiriyle çelişen sözcükleri aynı söz öbeğinde bir araya getirerek yoğun anlam oluşturma.
Bir metnin türü ve verdiği ipuçlarıyla okurda oluşturduğu olası gelişim düşüncesi.
Edebî anlamın okuma eylemi ve okurun katılımıyla nasıl oluştuğunu araştıran yaklaşımlar.
Bir metnin varsayımları ve kuralları içinde düşünülebilen, gerçek dünyadan farklı da olabilen durumlar bütünü.
Olay örgüsü içinde kendi bağlantıları olan küçük olaylar dizisi.
Bir anlatıda olayların nedensellik, zaman ve önem ilişkileriyle düzenlenmiş bütünü.
Gelişen bir olayın çatışma ve sonuç ilişkisini merkeze alan öykü.
Doğa veya çevre seslerini çağrıştıran sözcüklerle anlatım kurma.
Klasik düzyazıda sade anlatımla yoğun sanatlı anlatım arasında konumlanan üslup.
Kavuklu ve Pişekâr gibi tiplerle, açık bir oyun alanında doğaçlama gelişen geleneksel Türk tiyatrosu.
Kişinin kendi hayatını geriye dönerek anlattığı eser.
Yazarın hayatından hareket eden, ancak kendisini kurmaca olarak sunan roman.
Yazarın kendisiyle kurmaca kişi arasındaki sınırı bilinçli biçimde belirsizleştiren anlatı.
Eski Türk ve halk edebiyatı bağlamlarında şair, anlatıcı veya çalıp söyleyen sanatçı.
Bilgi vermeyi, açıklamayı veya bir düşünceyi geliştirmeyi önceleyen metin.
İlerideki bir gelişimi okura önceden sezdiren ayrıntı veya anlatım tercihi.
Yazarın veya başka bir kişinin, eserin amacı ve oluşumu hakkında başta verdiği açıklama.
Sert, rahatsız edici veya tabu sayılan bir şeyi daha yumuşak bir ifadeyle anlatma.
Bir kişi veya topluluğun farklı ve dışarıda gösterilerek ikincil konuma yerleştirilmesi.
Bir olay ya da durumu, romanla karşılaştırıldığında daha dar bir anlatı alanında işleyen kurmaca düzyazı.
Bir otobüs yolculuğundaki kısa karşılaşmayı merkezine alan anlatı.
Bir olayın kişileri, zamanı ve gelişimiyle aktarılmasına dayanan anlatım biçimi.
Anlatılan olayların kurmaca dünyada kapladığı süre ve tarihsel konum.
Uzun bir olay süresini veya bilgi bütününü az sayıda cümleyle aktarma tekniği.
Kişisel duygu, yorum ve değerlendirmeleri yansıtan anlatım.
Bana göre şehrin en güzel saati, sabahın ilk sessizliğiydi.
Ahlaki veya düşünsel bir kavrayışı somut bir olay aracılığıyla kuran öğretici anlatı.
İlk bakışta çelişkili görünen, düşünülünce farklı bir anlam veya sorgulama alanı açan ifade.
Cümle veya dizeleri benzer sözdizimi ve yapı düzenleriyle kurma.
Başlık, kapak, önsöz ve dipnot gibi ana metnin sunumunu ve okunmasını çerçeveleyen unsurlar.
Olayların kesintili sahneler ve ayrı parçalar aracılığıyla kurulduğu anlatı düzeni.
Şiirde biçim işçiliği, nesnel betimleme ve estetik kusursuzluğu öne çıkaran akım.
Bilinen bir metni veya anlatım kalıbını dönüştürerek mizahi ya da eleştirel etki yaratma.
Başka bir yazarın, dönemin veya türün üslubunu taklit ederek yeni bir metin kurma.
Kır yaşamını, doğayı ve çoban hayatını konu alan şiir.
Bir kır sabahını, sürünün sesleri ve otların kokusuyla anlatan şiir.
Beş ritim ayağından oluşan dize ölçüsü.
Bir tiyatro oyununun büyük yapısal bölümlerinden her biri.
Dramatik eylemin yönünü tersine çeviren talih veya durum değişmesi.
Toplum içinde kurnazlıkla yolunu bulan bir kişinin serüvenlerini bölümler hâlinde anlatan roman.
Şiirin veya edebî yaratının nasıl kurulduğunu ve neyi amaçladığını tartışan düşünceler bütünü.
Bir sıralamada bağlaçları alışılmıştan daha sık yineleme.
Bir suçun, gizemin veya soruşturmanın çözümü çevresinde gelişen kurmaca tür.
Bir kişinin dış görünüşünü, iç dünyasını veya ikisini birlikte belirginleştiren anlatım.
Büyük bir yıkımın ardından kalan dünyanın ve insan ilişkilerinin anlatısı.
Sömürgecilik deneyiminin dil, kimlik ve edebî temsil üzerindeki etkilerini sorgulayan yaklaşım.
Büyük açıklama sistemlerini sorgulayan; çoğulluk, oyun ve metinsel özbilinci öne çıkaran yönelimler.
Dil ve anlamı sabit yapılara indirgemenin sınırlarını sorgulayan düşünce yönelimleri.
Bir oyunun ana eyleminden önce bilgi veya çerçeve sunan açılış bölümü.
Edebî metinleri bilinçdışı, arzu ve ruhsal çatışma kavramlarıyla yorumlayan yaklaşım.
Kişilerin iç dünyalarına, güdülerine ve ruhsal çatışmalarına ağırlık veren roman.
Ramazan ayını konu alan şiirlerin genel adı.
İnsan ve toplumu gözleme dayalı, gündelik hayat ilişkileri içinde anlatmayı önemseyen edebî akım.
Dize sonlarında görev ve anlamları aynı olan eklerin ya da aynı sözcüklerin tekrarı.
İki dize “seni bekledim” sözüyle bitiyorsa bu sözler redif olabilir.
Bir oyun kişisinin karşılıklı konuşmada söylediği söz veya söz dizisi.
Görsel anlatımla yazılı metnin birlikte anlam oluşturduğu kitap türü.
Sözün ikna etme ve etkileme yollarını inceleyen alan.
Klasik şiirde gösterişten ve katı toplumsal yargılardan uzak, gönül serbestliğini önemseyen kişi tipi.
Bir olayın ya da sözün başkalarından duyularak aktarılmış biçimi.
Olayları, kişileri ve onların dünyasını geniş bir kurmaca yapı içinde geliştiren uzun düzyazı türü.
Bir ailenin birkaç kuşağa yayılan değişimini izleyen anlatı.
Duygu, hayal gücü, bireysellik ve özgürlüğü öne çıkaran sanat yönelimi.
Gözlem, görüşme ve araştırmayı birleştirerek bir kişi veya durumu aktaran yazı türü.
Kendine özgü aruz kalıplarıyla yazılan dört dizelik nazım biçimi.
Bir kişinin duygu, düşünce ve kişilik özelliklerini öne çıkaran betimleme.
Söylenen bir düşünceden geri dönerek daha güçlü veya farklı bir düşünce belirtme.
Bir metni daha anlaşılır dil unsurlarıyla yeniden ifade etme işlemi.
Ağır süslemelerden uzak, anlamın kolay izlenmesine öncelik veren klasik düzyazı.
Şiirin öğretici veya gündelik yararından çok kendi ses ve estetik bütünlüğünü önemseyen anlayış.
Eski Türk edebiyatında ölümün ardından söylenen yas şiiri.
Oyunun oynandığı yer; oyun metnindeki daha küçük bölüm için de kullanılır.
Bir olayı konuşma ve davranışlarla, gerçekleşme anına yakın ayrıntıda sunma tekniği.
Oyun metninde hareket, ses, ışık veya ortam hakkında verilen açıklama.
Klasik şiirde içki sunan kişi; tasavvufi yorumlarda manevi anlamlar da taşıyabilir.
Bir kişinin sanatçı kimliğinin oluşumunu ve sanatla ilişkisini işleyen roman.
Dörtlükte birinciyle dördüncü, ikinciyle üçüncü dizenin uyaklanması; abba düzeni.
Kişileri ya da toplumsal aksaklıkları yergi yoluyla eleştiren şiir.
Eski Türk edebiyatında özlü ve öğüt verici söz; atasözü niteliğindeki ürün.
Düzyazı cümlelerinin veya söz bölüklerinin sonlarında oluşturulan ses uyumu.
Elçilerin görev yolculuklarına ilişkin gözlem ve raporlarını içeren tarihsel eser.
Âşık şiirinde genellikle sekizli heceyle söylenen nazım biçimi.
Kendi varlığının yanında başka bir anlamı ya da düşünceyi de çağrıştıran öğe.
Bir anlatıda anahtarın, yeni bir başlangıcı çağrıştırması.
Duygu ve anlamı dolaylı çağrışımlar, ses ilişkileri ve simgelerle duyurmayı önemseyen akım.
Karakterin söyleyiş ve düşüncelerinin, anlatıcının cümlelerine açık bir aktarım kalıbı olmadan karışması.
Düzenli ölçü ve uyak zorunluluğu olmadan kurulan nazım biçimi.
Dizelerin uzunluğu ve ritmin, şiirin kendi akışına göre değişmesi.
Anlatının kişileri, ortamı ve başlangıç durumunu tanıtan bölümü.
Aynı adlı dergi çevresinde gelişen, Batılı tür ve estetik anlayışlarıyla ilişki kuran edebiyat topluluğu.
Bir eserin seslendirilmiş kayıt biçimi.
Altı bent ve bir kapanışta, aynı altı dize sonu sözcüğünü belirli sırayla döndüren şiir biçimi.
Sözcüklerin sözlük anlamından çok ses olanaklarını öne çıkaran şiir.
Bir yolculukta görülen yerleri ve yaşananları anlatan eser.
Şiir dizesinin içinde belirginleşen ritmik veya sözdizimsel durak.
Anlatıcı bilgisinin belirli bir karakterin algısıyla sınırlanmadığı anlatı düzeni.
Mevcut bir metindeki sözcüklerin bir bölümünü silerek veya örterek ortaya çıkarılan şiir.
Hz. Muhammed'in hayatını anlatan eserlerin genel adı.
Sözcüklerin sayfa üzerindeki görsel yerleşimini anlamın kurucu parçası yapan şiir.
Klasik örneklerinde on dört dizeden oluşan, belirli bölüm ve uyak ilişkileriyle kurulan şiir biçimi.
Eser tamamlandıktan sonra değerlendirme veya ek bilgi sunan kapanış metni.
Dilin belirli toplumsal bağlam ve bakış açıları içinde işleyişi; anlam üretme düzeni.
Bir konuyu konuşma sıcaklığıyla işleyen yazı; soru ve yanıtlarla kurulan görüşme türü için de kullanılır.
Bir topluluğa seslenerek düşünceyi ve duyguyu etkili biçimde iletmeyi amaçlayan konuşma.
Anlatı, şiir ve kültürel bilginin ağırlıklı olarak konuşma ve icra yoluyla aktarılması.
Anlatı sonunda temel kişilik özellikleri büyük ölçüde değişmeden kalan kişi.
Alışılmış güzelliği aşan büyüklük veya güç karşısında duyulan hayranlıkla ürpertiyi birleştiren estetik deneyim.
Osmanlı döneminde düğün ve şenlikleri anlatan eser.
Düş, bilinçdışı ve serbest çağrışımın olanaklarını sanatın merkezine alan akım.
Sanatlı söyleyiş, söz sanatları ve yoğun tamlamalarla kurulan klasik düzyazı.
Bestelenmeye elverişli, genellikle nakaratlı bentlerle kurulan divan şiiri biçimi.
Derin tasavvufi anlamları, dışarıdan bakıldığında şaşırtıcı veya alaycı görünebilen sözlerle dile getiren şiir.
Bir şehrin güzelliklerini ve insanlarını anlatan klasik edebiyat türü.
Bir metnin dilini, göndermelerini ve anlam katmanlarını ayrıntılı biçimde açıklama çalışması.
Ses, ritim, imge ve anlam ilişkilerini yoğunlaştırarak özgün bir söyleyiş kuran edebî tür.
Aynı sözcüğün hem sesiyle hem çağrışımıyla metne katılması.
Şiirde kendisine ses veya bakış açısı verilen kurmaca kişi.
Kış mevsimini anlatan şiir veya kaside bölümü.
Kasidede şairin mahlasına yer verdiği beyit.
Bir gazelin her beytinin önüne üçer dize ekleyerek beş dizelik bentler oluşturma.
Bir dizeyi aruz kalıbının parçalarına ayırarak ölçüsünü çözümleme.
Dize sonunda biri ünlü olmak üzere iki sesin benzeşmesiyle oluşan uyak.
Olayların merkezindeki kişi olmadan, gördüklerini ve bildiklerini aktaran anlatıcı.
Geleneksel Japon şiirinde 5–7–5–7–7 ses birimlik beş bölümle kurulan kısa şiir.
Halk şiirinin son bölümünde şairin adını veya mahlasını söylemesi.
Geçmiş bir dönemi, tarihsel bağlamla ilişki kuran kurmaca olaylar üzerinden anlatan roman.
Eleştiriyi doğrudan söylemek yerine dolaylı ve dokunduran bir anlatımla sezdirme.
Birbirine karşılık gelen söz gruplarında ölçü ve ses bakımından paralellik kurma.
Bir görüşü gerekçelendirirken başka görüşlerle hesaplaşan anlatım biçimi.
Kişi veya toplumdaki aksaklıkları eleştiren halk şiiri türü.
Bir beytin iki dizesi arasına başka dizeler yerleştirerek yeni bir bent oluşturma.
Bilinen bir şeyi bilmiyormuş gibi söyleyerek anlatıma etki kazandırma.
Bir düşünceyi veya duyguyu dereceli biçimde artırarak ya da azaltarak sıralama.
Aruz kalıplarının oluşumunda kullanılan temel ritim parçası.
Bir eserin gazete veya dergide bölümler hâlinde yayımlanması.
Kasidenin içinde gazel biçiminde yazılan bölüm.
Ciddi bir şiiri benzer biçim ve söyleyişle mizahi yönde yeniden kurma.
Birbiriyle anlam ilişkisi taşıyan unsurları karşılıklı veya dengeli bir düzen içinde sunma.
Ses oyunları ve sıra dışı bağlantılarla kurulan; masal, oyun ve sözlü anlatımda kullanılan kalıplı söz.
Bir olayın metinde birden fazla kez, farklı açılardan da aktarılabilmesi.
Bilinen bir olaya, kişiye veya anlatıya ayrıntılı açıklama yapmadan değinme.
Bir eserin olay ve imgeleri boyunca gelişen temel anlam veya düşünce ekseni.
Farklı kişilerin hikâyelerini bir araya getiren yalnızlık izleği.
Anlamca ilişkili sözcükleri aynı anlatım içinde bir araya getirme.
Bir şiirin her beytine ikişer dize ekleyerek dört dizelik bentler oluşturma.
Bentlerin sonunda aynı bağlayıcı beytin tekrarlandığı nazım biçimi.
Bentleri, her bent sonunda değişen bir bağlayıcı beyitle birbirine bağlanan nazım biçimi.
Üç dizelik bentlerin aba bcb cdc biçiminde birbirine bağlandığı uyak düzeni.
Bir şiirin her beytine dörder dize ekleyerek altı dizelik bentler oluşturma.
Tanrı'nın birliğini konu alan dinî şiir veya metin.
Birden fazla anlamı olan sözün yakın anlamını düşündürürken uzak anlamını kastetme.
Birbiriyle karşıt anlamları ya da durumları yan yana getirerek anlatımı güçlendirme sanatı.
Kalabalığın ortasında derin bir yalnızlık taşıyordu.
Şair veya sanatçıların hayatları ve eserlerinden örnekler veren biyografik derleme.
Belirli bir düşünceyi veya toplumsal savı geliştirmeyi amaçlayan roman.
Bireyselliğinden çok bir toplumsal kesimin veya ortak özelliğin temsilcisi olarak kurulan kişi.
Bir oyun kişisinin düşünce veya duygusunu uzun ve etkili bir konuşmayla açıkladığı bölüm.
Toplumsal çatışmaları ve emek ilişkilerini, dönüşüm düşüncesiyle birlikte ele alan sanat anlayışı.
Toplumsal yapı, eşitsizlik ve değişimlerin kişilerin hayatlarına etkisini işleyen roman.
Ciddi çatışmalar ve yıkıcı sonuçlar aracılığıyla insanın eylem ve sınırlarını işleyen oyun türü.
Trajik ve komik etkileri aynı yapı içinde birleştiren oyun türü.
Sekiz dizelik, belli dizelerin tekrarına dayanan Batı kökenli nazım biçimi.
Klasik ölçüde uzun–kısa, vurguya dayalı ölçüde vurgulu–vurgusuz düzenindeki ritim ayağı.
Önceden yazılmış sözlere bütünüyle bağlı kalmadan doğaçlama geliştirilmiş sahne oyunu.
Uyaklanan sözcüklerden birinin, diğerinin sonunda bütünüyle yer alması.
Türk edebiyatında belirli bir aruz kalıbıyla yazılan, cinaslı uyaklara da yer veren dört dizelik biçim.
Halk arasında ezgiyle söylenen, sözleri bireysel veya ortak yaşantıyı yansıtan şiirli müzik ürünü.
Ünsüzle biten sözcüğün, ardından gelen ünlüyle başlayan sözcüğe bağlanarak okunması.
Bir âşığın kendi şiiri yerine geleneğin başka şairlerine ait şiirleri söylemesi.
Dize sonlarında, redif dışında kalan ses benzerliği.
“Taş” ve “yaş” sözcüklerinin sonundaki “aş” ses benzerliği.
Bir eseri başka bir tür, dönem, kültür veya anlatım ortamına göre dönüştürme.
Çok sayıda eseri tek tek ayrıntılı okumak yerine veri ve örüntüler üzerinden inceleyen yöntem.
Olayların o veya onlar konumundaki kişiler üzerinden anlatılması.
Yazarın sözcük, cümle, ritim ve anlatım tercihlerinden doğan kendine özgü söyleyiş.
Kısa cümleler ve gündelik ayrıntılarla kurulan sakin bir anlatım.
Bir metnin kendi kurmaca oluşunu veya yazılma sürecini görünür kılması.
Farklı anlatıları düzenleyen veya başka anlatıcıların anlatma eylemlerini aktaran üst düzey ses.
İdeal kabul edilen bir toplum düzenini kurmaca aracılığıyla tasarlayan eser veya tasarım.
Kendine özgü ezgisi ve yiğitçe söyleyişiyle ayırt edilen halk şiiri biçimi.
Aynı anlatı veya metnin aktarım sırasında ortaya çıkan farklı biçimi.
Şiirin ölçüsünü belirleyen düzen; Türk şiirinde başlıca hece ve aruz sistemleriyle kullanılır.
On dokuz dizede iki ana uyak ve dönüşümlü tekrar dizeleri kullanan şiir biçimi.
Hafif komedi, yanlış anlamalar ve kimi örneklerde müzikli bölümlerle kurulan sahne türü.
Alışılmış bir şeyi farklı sunarak otomatik algıyı kırma; tiyatroda eleştirel mesafe kurma tekniği de olabilir.
Bir metnin sözcük, imge, ses ve yapı ayrıntılarını dikkatle izleyen okuma yöntemi.
Ana olayla ilişkili olmakla birlikte ikinci bir gelişim çizgisi oluşturan olay.
Bir metindeki öğeleri, bağlı oldukları ilişkiler sistemi içinde açıklamaya çalışan yaklaşım.
Bir metnin kurduğu karşıtlıkları ve kendi anlamını zorlayan iç gerilimleri açığa çıkaran okuma yaklaşımı.
Ana gelişime eşlik eden ve başkişinin ilişkilerini veya özelliklerini açan anlatı kişisi.
Dize sonunda tek bir ünsüzün benzeşmesine dayanan uyak.
Elle yazılarak çoğaltılmış veya oluşturulmuş eser.
Mevcut bir metni yeni bir bakış, bağlam veya amaçla yeniden oluşturma.
Metni yakın okumayla, iç ilişkileri ve dilsel gerilimleri üzerinden inceleyen eleştiri anlayışı.
Edebî metinleri, dönemin farklı söylem ve güç ilişkileriyle karşılıklı etkileşim içinde okuyan yaklaşım.
Bir sözcük ya da söz öbeğini etkiyi güçlendirmek için tekrar etme.
Bekledim; sabahı bekledim, sesi bekledim, seni bekledim.
Metinlerin anlaşılması ve yorumlanmasının ilkelerini araştıran alan.
Birden çok yönü, çelişkileri ve karmaşık iç dünyasıyla geliştirilen kurmaca kişi.
Kendine özgü kuralları ve tarihi olan başka bir dünyada geçen fantastik anlatı.
Klasik şiirde çoğu kez dünyadan el çekmiş veya katı dindarlığı temsil eden karşıt kişi tipi.
Olayların geçtiği dönem ve süre ile bunların anlatı içindeki sıralanışı.
Bir öykünün tek bir akşamda geçip yıllar öncesine uzanması.
Öyküde geçen bir sürenin anlatımda atlanması.
Dize sonlarında üç veya daha fazla sesin benzeşmesiyle oluşan uyak.
Aruzda aslında uzun olan bir hecenin kısa okunması.
Birbirini tekrarlarla izleyen ve önceki bölümlere eklenerek büyüyen olaylardan oluşan masal.
Başka bir terim deneyin veya filtreleri temizleyin.